|
1.
BÖLÜM: GENEL BİLGİLER
TİP-1 DİYABET NEDİR?
Şeker Hastalığı olarak da bilinen diyabetin çocukluk çağında görülen şekline
Tip-1 diyabet diyoruz. Tip-1 diyabet insülin yetersizliği sonucu ortaya çıkan
ve kan şekeri (glukoz) da yükselme ile seyreden bir hastalıktır. İnsülin
vücudumuzda pankreas bezinden salgılanan ve kandaki şekerin vücut hücreleri
tarafından kullanılmasını sağlayan bir hormondur. Normalde vücudumuzdaki
hücreler yaşamlarını ve görevlerini sürdürebilmek için gerekli enerjiyi kandaki
şekeri adeta bir yakıt gibi kullanarak sağlarlar. Nasıl ki, bir araba yeterli
benzin sağlanmadan çalışamaz ise hücreler de şekeri kullanamazlarsa görevlerini
yerine getiremezler.
Besinlerle aldığımız karbonhidratlar barsaklarda basit şekerlere dönüştürülerek
emilir ve kana karışırlar. Beslenme sonrası kan şekeri yükselmeye başladığında
diyabeti olmayan insanlarda pankreastan insülin salgısı artar ve bunun
sonucunda kana geçen şeker hücreler tarafından kullanılır veya depo edilir.
Diyabetlilerde ise insülin salgısı yetersiz olduğu için barsaklardan kana geçen
şeker hücreler tarafından kullanılamaz ve kan şekeri yükselir.

Sağlıklı kişilerde beslenme veya açlık sırasında kandaki şeker düzeyine göre
vücut kendi kendine insülin salınım miktarını ayarlayarak kan şekerinin normal
sınırlar arasında kalmasını sağlar. Ancak diyabetli bir çocukta ise pankreas
insülin üretemediği için kan şekeri devamlı yüksektir ve beslenmeden sonra daha
da yükselir.
TİP-1 DİYABET NASIL GELİŞİR:
Çeşitli çevresel ve bünyesel nedenler sonucu pankreasın insülin üreten
hücrelerinin harap olması sonucu diyabet gelişir. İnsülin yeterince
üretilemeyince kandaki şeker hücreler tarafından alınıp kullanılamaz ve
kullanılamayan şeker kanda birikerek kan şekerinin yükselmesine neden olur. Kan
şekerinin normalin üzerine çıkmasına HİPERGLİSEMİ denir. Normalde diyabetli
olmayan kişilerde kan şekeri düzeyi 70-110 mg/dl arasındadır. Diyabetlilerde
ise kan şekeri bu değerlerin çok üzerine çıkar. Kan şekeri 170-180 mg/dlnin
üzerine çıktığında kandaki şekerin bir kısmı idrara da geçer ve idrarda şeker
çıkmaya başlar. İdrardaki şekeri idrar test çubuğundaki renk değişimi ile
saptayabiliriz. İdrarda şeker miktarı artınca şekerle beraber su da
atılacağından çocuğun çıkardığı idrar miktarı artmaya başlar. Sık sık idrara
çıkar veya geceleri idrar kaçırmaya başlayabilir. İdrarla olan bu su kaybını
yerine koyabilmek için de çok su içmeye başlar. Böylece çok su içme ve çok
idrara çıkma başlar. Bunlar hipergliseminin belirtileridir.
Diyabetli çocuklarda insülin eksikliği sonucu kandaki şekerin kullanılamaması
sonucu aç kalan hücreler enerji sağlayabilmek için yağları ve proteinleri
parçalamaya başlarlar. Bunun sonucunda kilo kaybı meydana gelir.
Ayrıca yağların enerji üretimi için kullanılması sırasında KETON adı
verilen asit yapıda maddeler açığa çıkar. Ketonlar mide bulantısı ve kusma’ya
neden olurlar. Ayrıca vücuttan bu asit maddeleri atabilmek için hızlı nefes alıp
verme başlar. Ketonlar idrarla da atılırlar. İdrarda keton olup
olmadığı idrar test çubuğu ile kolayca anlaşılabilir. İdrarda keton var
ise test çubuğundaki açık renk koyu pembe-mor renge dönüşür. Eğer diyabet
bu dönemde teşhis edilmez ve gerekli tedavi başlanmaz ise çocuk diyabet
ketoasidozu dediğimiz ağır tabloya girebilir ve koma gelişebilir.
Diyabet belirtileri
-
Çok su içme
-
Çok idrara çıkma
-
Gece idrar kaçırma
veya gece idrara kalkma
-
Aşırı yemek yeme
-
Kilo alamama veya
kilo kaybı
-
Halsizlik,
yorgunluk, uyuma isteği
-
Ağızda çürük elma
kokusu
-
Karın ağrısı
-
Mide bulantısı ve
kusma
-
Hızlı nefes alıp
verme
TİP-1 DİYABET NASIL TEDAVİ EDİLİR:
Tip-1 diyabeti vücuttan tamamen uzaklaştıracak yani vücudun yeniden kendi
insülinini yapmasını sağlayacak yaygın bir tedavi bugün için mümkün
değildir. Ancak, vücüdun ihtiyacı olan insülini dışarıdan enjeksiyon ile
vererek kan şekerini istenilen düzeylere indirmek ve yukarıda sayılan olumsuz
gelişmeleri tersine çevirmek mümkündür. Çocuklarda görülen Tip-1 diyabet
erişkinlerde görülen Tip-2 diyabetten farklıdır. Erişkin diyabetlilerin çoğunda
pankreasın insülin üretimi devam ettiği için diyet veya ağızdan alınan diyabet
ilaçları ile tedavileri mümkün olmaktadır. Ancak Tip-1 diyabetde pankreasın
insülin üreten hücreleri tamamen veya tama yakın ölçüde harap olduğu için bu
mümkün değildir. Bu nedenle diyabetli çocukların dışarıdan enjeksiyon ile
insülin almaları gerekmektedir. İnsülin ağızdan verildiğinde midede
parçalandığı için etkisizleşir. Bu nedenle enjeksiyonla verilmesi
gerekmektedir.
Diyabet tedavisinde
insülinin yanısıra dengeli bir beslenme ve aktivite planı ile çocuklar tamamen
normal ve aktif bir yaşam sürdürebilmektedirler.
O halde
diyabet tedavisinde üç ana unsur sözkonusudur.
Bunlar:
1.
İnsülin
2.
Beslenme planı
3.
Aktivite ve egzersiz’dir.
Diyabetin istenilen
şekilde kontrolü bu üç unsur arasında iyi bir denge kurulmasına bağlıdır.
Bunlardan insülin ve aktivite kan şekerini düşürücü, beslenme ise kan şekerini
yükseltici yönde etki yapmaktadır.
Diyabette hedef kan şekerleri
Diyabetli
olmayanlarda kan şekerleri 70-110 mg/dl arasındadır. Diyabetlilerde ise tedavi
ile kan şekerlerini mümkün olduğunca normale yakın tutmak istiyoruz.
Aşağıda yaşlara ve açlık-tokluk durumuna göre diyabetlilerdeki hedeflediğimiz
kan şekeri düzeyleri görülmektedir:
0-1
yaş:
Açlıkta:
90-170 mg/dl
Toklukta:
120-200
Yatmadan
önce: 110-170
Okul
öncesi:
Açlıkta:
80-160
Toklukta:
110-190
Yatmadan
önce: 110-150
Okul çocuğu
ve:
Açlıkta:
80-130
ergen Toklukta:
110-170
Yatmadan
önce: 110-130
Diyabetli bir çocukta zaman zaman kan şekerinin bu sınırların dışına çıkması
kaçınılmazdır. Ancak önemli olan kan şekerlerinin çoğunun bu sınırların içinde
kalmasını sağlamaktır. Bu da iyi bir diyabet eğitimi, kan şekerinin
mümkün olduğunca sık ölçümünün yanı sıra insülin, beslenme ve egzersiz
arasındaki dengenin iyi bir şekilde kurulması ile sağlanır.
|